mehmet 的个人资料Suşehri, Esenyaka' lı, M...照片日志列表更多 工具 帮助

日志


Ziyaretinize tavsiye edeceğimiz dost siteler

www.sivasspor.org.tr

                                                köyümün sitesi    www.esenyaka.net

                                                                           www.sivasfm.net

HOCALI KATLİAMI,ERMENİLER VE TÜRKLER!

Başka bir 15, Hocalı Katliamı!
Afet Ilgaz
afetilgaz@milligazete.com.tr
28.02.2007

1915’le dünyanın kulakları dolduruldu ama 15 yıl önce Karabağ’ın Hocalı şehrinde Azeri Türklerine yapılan katliamdan kimsenin haberi yok.

Biz böyleyiz, böyle bir milletiz. Bize yapılan kötülükleri unuturuz, çabuk unuturuz. Kimseden intikam almak gibi bir derdimiz yoktur. İntikam duygusuna uzak bir ruhi yapımız vardır.

Ama bir yandan da Müslümanlığın bize öğrettikleri vardır. Haksızlık karşısında susmamak, kimseyi ezmemek ama kendini de ezdirmemek, canına, malına, dinine, vatanına saldıranlarla mücadele etmek batılın yanında değil, Hakk’ın yanında yer almak gibi!

*

Bizim bu değerli hasletlerimizi kurutmaya çalışıyorlar. Irak’a koalisyon güçleriyle girip Irak halkının canını yakan, her türlü şenaati işleyen İngiltere’nin veliahtı Hanry “askerlik” stajı yapmak için 6 aylığına Irak’a gönderiliyor. Bizim padişahların şehzadelerini stratejik vilayetlerde “valilik” yapmakla vazifelendirmeleri gibi.

Ama onlar Batı’dır yani uygarlıktır (!) Onların sokakları temizdir, ekonomileri sağlamdır, zengindirler, bol bol silah yaparlar, bu yüzden de teknolojide hâkim görünürler, bilimsel çalışmaları bile İnsanlığı tahrib edici amaçlıdır. Uzaya giderler ama casusluk için, dinamiti bulurlar ama öldürmek için, sonra da barış ödülü edebiyat ödülü, bilim ödülü verirler. Veliahtlarını staj için ıstırabın, acının, vahşetin ortasına yollarlar.

*

Ermeniler ve Ruslar Karabağ’a saldırdıkları zaman onlara silah ve lojistik destek verenler de bunlardır. Bu uygar (!) Batı! Azatlık meydanında yatan şehitler ise silahsızdı. Sadece protesto eylemi yapıyorlardı ve Azerilerin anlattıklarına göre tankları elleriyle durdurmaya çalışıyorlardı. Bu sefer yazacağım, böyle şeyleri yazmaktan kaçınırım, mesela İsrail yetiştirmesi Güney Amerikalı faşistlerin halka uyguladıkları işkenceleri yazılarımda yazmaktan hep kaçınmışımdır ama bu sefer yazacağım, ihtiyar Azeri ağlıyarak diyor ki:

“Kafa derilerini yüzdüler. Hamile bir kadının karnını oyup yerine kocasının kesik başını koydular.” Diri diri göz çıkarmak, organ kesmek ayrı, karlarda kaçmaya çalışan Karabağlı çocukların organlarının donması ayrı!

*

Bizim sınır kapısı durup dururken kapanmamıştı. Şartlarımız vardı. İşgalciler Karabağ topraklarından çekilmeliydiler ama çekilmediler. Çünkü uygar (!) Batı istemez. Yoksa 2 milyon nüfuslu Ermenistan bunu nasıl göze alırdı! Gene ihtiyar bir Azeri ağlıyarak anlatıyor ve şu tahlili yapıyor: “Karabağ’da Ermeni mi vardı ki? Çok azdılar. Karabağ’da nüfus Azeriydi. Onlara yardım edenler Rusya, Fransa, aklınıza ne gelirse Batılı ülkelerdi.” Bütün Azeri yazarlar aynı şeyi söylüyorlar. Bir Azeri kadın, o içler acısı vagonlarda oturan ve dışarda yemek yapıp çamaşır yıkayan genç bir kadın:

“Bize torpaklarımızı versinler” diyor.

Dert sadece diz boyu yoksulluk değil, ayrıca zelil olmak, sığıntı olmak, gelecekten bir şey bekliyememek... Bizim uluslararası yardım kurumlarının bu vagon evlerin bir çaresine bakması lazım. Bunu birkaç yıl önce de yazmıştım. Bunu başarabilecek çapta olduklarından eminim.

Azeriler şimdi dünyanın her tarafında toplanıp yürüyorlar. Konuşuyorlar, anlatıyorlar. Etnisite meraklıları gibi, onların okullarında yaptıkları Türk düşmanlığı gibi değil, haklarını aramak için artık seslerini çıkarıyorlar.

*

İlk Ermeni Cumhurbaşkanı Petrosyan akıllı bir adamdı. Ermenilerin Türklerle kavgalı olmaktan hiçbir çıkarları olamıyacağını görmüştü. Ermeni kimliğini Türk düşmanlığı üzerinden kurmanın boş bir gayret olduğunu düşünüyordu. Bugünküler gibi “önkoşulsuz görüşme” talep etmeyecek kadar da sağduyuluydu. Koçaryan ise, Karabağ işgaline bizzat katılmıştır ve Petrosyan yönetiminin, Taşnak ve Rus işbirliğiyle devrilmesinden sonra, yönetime gelir gelmez “Türklere haddinin bildirilmesinden” bahsetmiştir. Böyle konuşan ne çok insan var! Şimdilerde de ne çok arttı!

Oysa Ter Petrosyan “Ermenilerce yönetilen” bağımsız bir Ermenistan fikrinden yanaydı. Koçaryan ise, bir Azeri vatandaşıydı ve seçimlere bu yüzden hile ile katılmak zorunda kalmıştı. Petrosyan’ın Diasporadan uzak duruşuna karşılık o, Diaspora’dan besleniyordu.

Buna rağmen Türkiye Koçaryan’la da iyi münasebetler geliştirmeye çalıştı, katliamı kendisi yapmış gibi. Hava kapısını açtı, onbinlerce Ermeninin de facto çalışmasına izin verdi. Buna karşılık, Ermenistan’ın, bu işten, Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının Ermenistanı by pass ederek geçmesi gibi bir kaybı da olmuştur. Ama Anayasalarına koymuşlar bir kere (bağımsızlık bildirgesi) Türkiye’nin doğu illerini Batı Ermenistan sayıyorlar. Hrant Dink işte bu ham hayallerin yanıltıcılığını anlatmaya çalışıyordu onlara.

*TBMM Hocalı katliamını resmen ilan etmelidir. Talep çok haklıdır, haklıdan başka son derece gereklidir.

 

ADALETSİZ ADALET DİVANI

Avrupa’nın adaleti Srebrenica’da defnedildi

Bosna Dayanışma Grubu, Lahey Adalet Divanı’nın Bosna ile ilgili aldığı kararı sert bir şekilde kınadı. Lahey Adalet Divanı’nın Bosna’da yapılan soykırımı Sırpların yaptığını kabul etmese de tüm dünyanın gözü önünde Sırplar’ın oluk oluk kan akıttığını, dolayısıyla da insanlığın bu soykırımı kayıtlara geçtiğini belirterek, “Avrupa Saraybosna’da ölmüştü. Srebrenica’da defnedildi” dedi.

ALİ CURA/ ANKARA
Bosna Dayanışma Grubu Başkanı Bahadır İslam, Uluslar arası Adalet Divanı’nın Bosna’da gerçekleştirilen soykırım konusunda Sırpları aklamasına sert tepki gösterdi. Soykırım Suçunun önlenmesine ve cezalandırılmasına dair 1948 yılında imzalanan sözleşmede yer alan tarifine göre Lahey Adalet Divanı’nın verdiği kararı ‘hukuksuz’ olarak nitelendiren İslam, bu soykırımı Sırpların gerçekleştirdiğini tüm dünyanın televizyonları başında seyrettiğini ifade etti. Lahey Adalet Divanı’nın bir yandan soykırımı kabul ederken, diğer yandan bu soykırımı sadece Srebrenica ile sınırlandırması ve faillerinin Sırplar olmadığına karar vermesinin anlaşılır bir mantık olmadığını da vurgulayan İslam, “Bunun altında aslında uluslar arası topluluk ile Birleşmiş Milletler’in ‘soykırım tekelciliği’ yatıyor” diye konuştu. Uluslar arası toplum ve Birleşmiş Milletler’in soykırım olarak sadece Yahudilere yönelik yapılan holokost’u soykırım olarak tanıdığını, bunun dışında dünyanın pek çok yerinde gerçekleştirilen soykırımları görmezden geldiklerini ifade eden İslam sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir de tutturmuşlar bu topraklar üzerinde 90 yıl önce Ermeniler’i Türkler’in katlettiği iddiasını soykırım olarak kabul ediyorlar. Ama Sırplar’ın Avrupa’nın ortasında neler yaptığını görmezden geliyorlar” şeklinde konuştu.