|
|
Çek cumhuriyetinin sedelik şehrinde çok enteresan bir kilise var Kilise ne tahtadan ne betondan ne de demirden... MÜSLÜMAN kemiklerinden... 1218'de dönemin papası haçlı savaşlarında öldürülen müslümanları gurur ve övünme aracı olarak getirtmiş ve bunların kemiklerinden kilise yaptırılmasını emretmiş. 40.000 müslümanın kemikleri toplanarak da emir yerine getirilmiş Müslümanlara terörist diyen 'haçlı zihniyetinin' terörünü göstermek için bir bakın       
KAHRIN DA HOŞ LÜTFUN DA HOŞ Câna cefâ kıl ya vefâ Kahrın da hoş lütfun da hoş Ya derd gönder ya devâ Kahrın da hoş lütfun da hoş. Hoşdur bana senden gelen Ya hil'at ü yahut kefen Ya tâze gül yahut diken Kahrın da hoş lütfun da hoş. Gelse celâlünden cefâ Yâhut cemâlünden vefâ İkisi de cânâ safâ Kahrın da hoş lütfun da hoş. Ger bâğ u ger bostân da Ger bend u ger zindân da Ger vasl u ger hicrân da Kahrın da hoş lütfun da hoş. Ey pâdişâh-ı lemyezel Zât-ı ebed hayy-ı ezel Ey lutfu bol kahrı güzel Kahrın da hoş lütfun da hoş. Ağlatırsın zârî zârî Verirsin cennet ü hûrî Lâyık görür isen nârı Kahrın da hoş, lütfun da hoş. Gerek ağlat gerek güldür Gerek dirilt gerek öldür Bu Âşık hem sana kuldur Kahrın da hoş lütfun da hoş. İbrâhim Tennûrî hazretleri
|
|
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Allah kimin için hayır murad ederse, onu bir kısım zorluklarla karşı karşıya bırakır."
(Malik, Buhari)
---
"Şüphesiz ki büyük mükafatlar, büyük belalar (dert ve acılar) karşılığında elde edilir."
(İbn-i Mace, Tirmizi)
|
| Resulullah.org | Devrin birinde Vezirler huzura cikmislar: Padisahim, hazinede para kalmadı. Yeni vergilere ihtiyacımız var, diyerekten.. . Padisah, kavugunun altindan kafasini kasimis, - Eeee! Ne vergisi koyalim?, demis... Vezirler: - Koprulere adam koyalim, gecenden bir akce alsinlar! Padisah, - Tamam, demis. Aradan bir sure gectikten sonra sormus vezirlerine: - Nasil, halk hayatindan memnun mudur? Her hangi bir sikayet var mi? - Hic bir tepki yok Sultanim! - Iyi o zaman koprunun diger tarafina da bir adam koyun, cikandan dabir akce alsin! Aradan bir süre geçmis, Padisah tekrar sormus vezirlerine: - Var mı halinden sikayet eden? - Yok! Halkinin tepkisizligine kizan Padisah, gurlemis: - Koprulerin ortasına da birer adam koyun, gelip geceni koprunun ortasinda becersin! Aradan birkac gun gecmis, halktan bir tepkinin olmamasina icerleyen Padisah, çagirmis vezirlerini, -Halki dinleyelim hele bir, demis. Gitmisler köye, Padisah sormus: Halinizden memnun musunuz, var mi bir sikayetiniz?
Ses yok. Padisah tekrar : Ulan demis, tas ustunde tas omuz ustunde bas komam!!! Var mi sikayeti olan hemen soylesin! diye gurleyince arkalardan ciliz bir ses duyulmus: -Padisahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!.. - Eeee!, demis Padisah bir umutla... Ne olmus o koprunun ortasindaki adama??? - Aksamlari cok kalabalik oluyor, sira uzuyor, eve geç kalıyoruz,mumkunse bir adam daha koysaniz... YOK CANIM !. BİZİMLE, ÜLKEMİZLE, HALKIMIZLA HİÇ BİR İLGİSİI YOK. SADECE BİR FIKRA !...
 Kefenin altındaki Filistinli bir kız çocuğu.Ölmeden önce çok güzeldi sanırım.Ama senin yaptığın gibi LOREAL kullanmadığına eminim.
BUNUN SORUMLUSU SİZSİNİZ..! HALA İSRAİL MALI MI KULLANIYORSUNUZ..? ONUN NE SUÇU VARDI? SEN LIKIR LIKIR COCA COLA İÇERKEN İSRAİL TIKIR TIKIR ÇOCUKLARI KATLEDİYOR? BELKİ 1 COLA DAHA AZ İÇSEN 1 CAN KURTARIRSIN! ALDIĞIN HER MARLBORO DA İSRAİLE 4 KURŞUN PARASI VERİYORSUN ONUNLA NE Mİ OLUYOR?? ŞU RESME DİKKATLİ BAKARSAN GÖRÜRSÜN....! İşte İSRAİL ASKERLERİNİN VAHŞİ EĞLENCESİ!!!! '(Ha israil ha abd birbirinin dostu) malları Müslümana HARAM'dır!!' Prof. Dr. Vehbi ZUHAYLİ  Görüntüyü miden kaldırıyor mu? Sen sadece izliyosun birde babasını, annesini düşün! Ama boşver senin çocugun DİSNEY'in ne oldugunu bilsin bu sana yeter!
'Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onların birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki, o da onlardandır. Muhakkak ki Allah o zalimleri hidayete, doğru yola iletmez.' (Mâide Sûresi, 5:51)
İSRAİL MALLARINDAN SADECE BİRKAÇI TÜRKİYE'nin artık ABD ve İSRAİL'e ve de bilimum sömürgeci medeniyet timsali AVRUPALILARIN istediklerini yapmaya mecbur olmasını istemiyormusun!? TÜRKİYE'nin artık MÜSLÜMAN TÜRKLERİN olmasını mı istiyosun? PKK'ya destek veren ABD, İSRAİL ve AVRUPA ÜLKELERİNE bir ders vermek mi istiyorsun!? AFRİKA'daki aç insanlara destek olmak mı istiyosun!? Yıllarca sömürülmüş hala da sömürülen ÜLKELERE destek mi olmak istiyosun?
KUSURA BAKMA SEN BUNLARI İSTEMİYOSUN! YUKARIDAKİLERİN BİR MESULÜ DE SENSİN! SEN AŞAĞIDAKİ ÜRÜNLERİ KULLANDIĞIN MÜDDETÇE DE BU ADAMLAR SENİ APTAL YERİNE KOYMAYA DEVAM EDECEK VE KATLİAMLAR SÜRECEK... PEPSİ içerken bunu düşündügünü hiç sanmıyorum?  Bu görüntünün nedeni içtigin her COCA COLA yudumu!!? Ey Müslümanlar siz Amerikan ve Yahudi mallarını aldıkça bu vahşet bitmeyecektir. UNUTMAYALIM Kİ YAHUDİ MALLARI KULLANANLAR BİZE ATILAN KURŞUNA DESTEK VERİR....
Ve unutma ki; SIRA SANA DA GELEBİLİR...
VE COCA COLA'NIN DEĞİŞİK YAHUDİ BÖLGELERINDEKI REKLAMI: Üstteki yazının tercümesi:
(We're moving to a new location!!!= Artık yeni yerimize taşınıyoruz!!!)
Aklımızı başımıza toplayalım... Ümitsizlik etmeyelim... Umutsuzluk etmeyelim... Bizler inanan ve inançlı Müslümanlarız... çalıştıkça Allah verecek... Bizler çalışmıyoruz, gayri müslim çalışıyorda Allah ona veriyor... Uyanalım... Uyandıralım... Uyuma vakti değil...

'Bİ BENLE NE OLUR DEMEMELİ' Boykota'a katılıp kardeşlerinin yanında olmalı..İsrail'e inat... Amerika'ya inat... AB'ye inat...
Peygamber Efendimiz(s.a.v.) ne buyuruyor: 'MÜSLÜMAN KARDEŞİNİN DERDİYLE DERTLENMEYEN MÜSLÜMANLARDAN DEĞİLDİR..'

Bu adamın yerine babanı koy. Yerde sürünürken üstü kirlenmiştir heralde ama ziyanı yok sen elbiseni
ARİEL'le yıkıyosun ondan sana ne...????????????
 DANONE DANETTE DANİNO gerçekten taze sütlü tatlı mı? Belki yaşama şansı verilseydi bu çocukta yeme şansı bulurdu ama UNUTMA senin geride bıraktıgın her boş DANONE kutusu yüzünden bu çocuğa yaşam şansı tanınmadı........???????

Allah için onlara buğzetmek gerek, onlara karşı olmak, onlara muhalefet etmek gerek...
Haydi diyorum gelin el ele verelim, kardeşliğimizi bütün dünyaya gösterelim...Bugün kardeşimizin başına gelenlerin yarın bizim başımıza hemde bizim paralarımızla gelmiyeceğinin hiçbir garantisi yok..
VAR MISINIZ BOYKOT ETMEYE... HERKESE GÖNDER
BELKİ BİR MASUMUN CANINI KURTARIRSIN
(^\/^\/^) \@*@*@/ {______} (@ @) ╔══ooO══════(_)═══════════╗
İSRAİL HARİTADAN SİLİNMELİDİR !
ÖZGÜR BİR KUDÜS,
İSRAİLSİZ BİR DÜNYA İSTİYORUZ !
TÜRKMENMÜCO
╚═══════════════════Ooo══╝ |__|__| || || ooO Ooo
Eğer Bu Maili Silecekseniz de Neye Hizmet ettiğinizi bilerek hareket edin
Önce 23 yaşındaki Filistinli Moh'd Saleh'i tutukluyorlar, Şu anda bunda yanlış bir şey yok gibi
2.Daha sonra Moh'd'un üzerinde bomba olma ihtimaline karşı onu hareket edemeyeceği şekilde yere yatırıyorlar. Hala anormal bir şey yok mu?
3- Onu hala yerde tutuyorlar ve ikinci bir Filistinliyi sorguluyorlar. Onu tamamen kontrol aldıkları ve duruma hakim oldukları görünüyor.
4- ( Bu yeterli değil mi? Şimdi üzerinde bomba olmadığına emin olmak (!) için elbiselerini çıkarıyorlar. Yerde neredeyse tamamen çıplak olduğundan tamamen silahsız ve tepkisiz, üzerinde bomba olduğuna dair hiç bir işaret yok. Peki İsrail gibi(!!!) insan haklarına saygılı, demokratik (!) bir ülke ne yapar ??? Onu tutuklar mı? )
(Sizler rahat evlerinizde oturuyorken bu katliamlar Filistin'de günlük hayatın bir parçası olmaya başladı. Şimdi en azından bu dosyayı herkese gönderin, özellikle Batılı tanıdıklarınız varsa onlardan başlayın ki onlar da Filistin'de neler olduğu hakkında fikir sahibi olabilsinler....) BÜTÜN DÜNYA ASLINDA BU KATLİAMLARI BİLİYOR FAKAT KİMSE NEDEN SES ÇIKARMIYOR. DÜNYA DA BİR KÜRESELLEŞME, BİR SÖMÜRGECİLİK ADINA EMPERYALİST ÜLKELER BORULARINI ÖTTÜRÜYORLAR.
VE COCA COLA FİRMASININ REKLAM RESMİ
COCA COLA'NIN DEĞİŞİK YAHUDİ BÖLGELERİNDEKİ REKLAMI:.... Üstteki yazının tercümesi: (Were moving to a new location !!! = Artik yeni yerimize tasiniyoruz !!!) Alttaki yazının tercümesi:'COCA COLA İÇ, ISRAEL'E DESTEK OL !!!!!''' Biliyormuydunuz ? Firma karının % 50 sini İsrail Ordusuna aktarıldığını... Dünyada en çok coca cola sevenlerin müslümanlar olduğunu Belçika da Sağlık Bakanı Luc Van Den Bossche'nin Coca-cola 'nın şişe veya kutulardaki tüm ürünlerinin piyasadan çekilmesini emrettiğini... Ve Bakanlığın, Coca-Cola ürünlerini içen kişilerde ciddi zehirlenmeler görüldüğünü belirterek, Coca-Cola' nın içinde kandaki alyuvarların erimesine neden ve kansızlığa yol açan 'hemolyse' maddesinin bulunduğunu açıkladığını... YİNE AYNI NEDENLERDEN DOLAYI HİNDİSTANDA TAAMEN ,LETONYADA İSE OKULLARDA VE ÇOCUKLARA SATILMASININ YASAKLANDIĞINI...
YADA BUNA RAĞMEN HALA COLA İÇMEYE DEVAM ETTİĞİNİZİ VE BU MAİLİ HERKESE ATMAMANIZ HALİNDE BU BİLGİLERİN YAYILMASINA VE İNSANLARIN VE ONUNLA BERABER İNSANLIĞIN ÖLECEĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ? |
|
|
|
|
| EY İMAN EDENLER!
|
|
|
|
|
|
10 TEMMUZ 2008 PERŞEMBE HİCRET TAKVİMİ'NDEN ALINAN MAİDE SURESİ AYET 51 İ LÜTFEN OKUYUNUZ VE ONA GÖRE DOSTLARINIZI BELİRLEYİNİZ.
''Ey iman edenler!Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyiniz. Onların bazıları bazılarının dostudur. Ve sizden her kim onları dost edinirse muhakkak o da onlardandır.(Maide Suresi, ayet 51) | |
Afet Ilgaz afetilgaz@milligazete.com.tr 27.04.2008
Çanakkale kara savaşlarının yıldönümünde, her yılki gibi, “emperyal” ülkelerin, kendi askerleri için yaptıkları ayin, her seferinde beni düşündürür.
Oraya gelen “kimi Hintten, kimi bilmem ne bela” olarak Akif’in şiirinde yerini bulan saldırının ölüleri için şehid denmesini de, onlar için âyin yapılmasını da, askerlerinin sert adımlarla yürüyerek borazan çalmasını, bayrak çekmesini de protesto ediyorum.
Onlar oraya Çanakkale’yi savunmak için gelmediler. Ülkesini savunan bir avuç kahraman Türk askerinin (67. alay) imha edişlerini, kendilerinin de yenilişlerini anmak için geldiler ama bunu zafer gibi kutluyorlar.
Yeni Zelanda’nın mı, Avustralya’nın mı, temsilcilerinden birinin gür sesiyle okuduğu İstiklal Marşı’nı “saygı” ile karşıladım, kabul, ama onlar ayinlerini kendi ülkelerinde yapmalıdırlar. Atatürk’ün dediği gibi, evlatları artık bizim evlatlarımız olmuştur ve Mehmetçikle koyun koyuna, huzur içinde uyumaktadır.
Eskiden, âyinden sonra Çanakkale sokaklarına yayılırlar ve türlü sarhoşluk gösterileri yaparlardı. Şimdi yapmıyorlar herhalde, yapıyorlarsa da benim haberim yok. Bütün bunları, kendi ülkelerinde yapmalıdırlar.
Biz, Plevne’ye gidiyor muyuz, şehidlerimize yerinde ayin yapmak, hatta tören yapmak için? Birinci Dünya harbinin çeşitli cephelerinde verdiğimiz şehitler için Medine’ye, Yemen’e, Kafkasya’ya, Galiçya’ya, Balkanlar’a gidiyor muyuz? Böyle bir âdet, dünyanın hangi ülkesinde var?
***
Onlar, müstevliler (istilacılar) idiler ve bu amaçla Çanakkale’ye geldiler, bu amaçla Çanakkale’ye çıktılar. O koyun adının da Anzak olmasını hayretle karşılıyorum. İyi hâtıralar için bir yere isim koyulur. Anzakların çıkarma yaptığı yere, o çıkarmayı püskürten paşalarımızdan birinin adı verilmeli, yahut doğrudan doğruya Mehmetçik koyu denmeliydi.
Konuşmalarında bir tek kere bile savaşın sebebinden bahsetmiyorlar. Bu sırtlan saldırısını sanki insani sebeplerle yapılmış bir savaş gibi gösteriyorlar. Türkler orada haksız bir müdafaa yapıyor gibi, şafakta ufuklara yaşlı gözlerle bakıyorlar.
İstilacılar istila yürüyüşleri, müzikleri ve heyecanlarıyla orada rap rap yürümekte, bayrak göstermektedirler. Çanakkale’de sadece mevlitlerle, hatimlerle yapılacak bir ibadet haklı bir ibadet olur. Üstelik bu işe çok sarılan sahip çıkma telaşında olan iktidara da küçük Anafarta köyündeki şehid kafa taslarını, bacak ve kol kemiklerini hatırlatmak isterim. Bunlar ortada duruyor ve ordan burdan hâlâ çıkıp bizi utandırıyorlar.
Ben turistlerden bahsetmiyorum. Onlar istedikleri kadar gelsinler. Ben askeri kıyafetleri, bayrakları, borazanları ve marşlarıyla şekillenen bir istila görüntüsünden bahsediyorum.
İşçi yürüyüşü
İşçi yürüyüşü ve 1 Mayıs deyince akla bu yıl, Başbakan’ın “başlar, ayaklar” gafı geliyor. Bunun ben, onları küçümsemek anlamında değil, sözde, otoriteyi tanımlamak için kullanıldığını sanıyorum. Aslına bakarsanız Başbakan, kendi dışındaki herkesi küçümsemek eğiliminde. Özellikle muhalefet yapanlar. Ama burda ona cesaret edemezdi.
Başbakanın otorite merakı da sınır tanımaz hale geldi. Son “ATV-Sabah” olayında yaptığı gibi akıl almaz girişimler yapıyor ve bu, tehlikeli bir hal alıyor. Başbakan bu kadar otoriteyi ne yapacak?
Kamu bankalarından, bir “proje” kurnazlığıyla alınan para, herkesin Mesut Yılmaz örneğiyle de hatırlattığı gibi, çok işler açabilir iktidarın başına. Moral değerler açısından da hiç iç açıcı bir durum da yok. Bu şekilde yapılan “hizmet”, “helal” olabilir mi?
*** İşçilerimiz şu özelleştirmeler sırasında iyi imtihan verdiler. Ülkenin servetine sahip çıkarak onun kadar direndiler. Maliye Bakanı’nın o laubali tavırlarına karşı, çok ciddi ve samimi bir işçi direnişi sergileniyordu. Öyle sanıyorum ki pazar günü yapılacak yürüyüş de çok anlamlı ve görkemli olacak. Şiir gibi gelecekler inşaallah. Üç koldan. Bayraklarıyla, flamalarıyla, haklılıklarıyla, aralarında çok sayıda olduğunu, TEKEL direnişinde gördüğüm başörtülü kadın işçileriyle, asil ve vakur, yokuşlardan süzülerek meydana çıkacaklar. İşleri kolay olsun inşaallah.
|
|
| Başka bir 15, Hocalı Katliamı!
|
|
Afet Ilgaz afetilgaz@milligazete.com.tr |
|
|
|
|
1915’le dünyanın kulakları dolduruldu ama 15 yıl önce Karabağ’ın Hocalı şehrinde Azeri Türklerine yapılan katliamdan kimsenin haberi yok.
Biz böyleyiz, böyle bir milletiz. Bize yapılan kötülükleri unuturuz, çabuk unuturuz. Kimseden intikam almak gibi bir derdimiz yoktur. İntikam duygusuna uzak bir ruhi yapımız vardır.
Ama bir yandan da Müslümanlığın bize öğrettikleri vardır. Haksızlık karşısında susmamak, kimseyi ezmemek ama kendini de ezdirmemek, canına, malına, dinine, vatanına saldıranlarla mücadele etmek batılın yanında değil, Hakk’ın yanında yer almak gibi!
*
Bizim bu değerli hasletlerimizi kurutmaya çalışıyorlar. Irak’a koalisyon güçleriyle girip Irak halkının canını yakan, her türlü şenaati işleyen İngiltere’nin veliahtı Hanry “askerlik” stajı yapmak için 6 aylığına Irak’a gönderiliyor. Bizim padişahların şehzadelerini stratejik vilayetlerde “valilik” yapmakla vazifelendirmeleri gibi.
Ama onlar Batı’dır yani uygarlıktır (!) Onların sokakları temizdir, ekonomileri sağlamdır, zengindirler, bol bol silah yaparlar, bu yüzden de teknolojide hâkim görünürler, bilimsel çalışmaları bile İnsanlığı tahrib edici amaçlıdır. Uzaya giderler ama casusluk için, dinamiti bulurlar ama öldürmek için, sonra da barış ödülü edebiyat ödülü, bilim ödülü verirler. Veliahtlarını staj için ıstırabın, acının, vahşetin ortasına yollarlar.
*
Ermeniler ve Ruslar Karabağ’a saldırdıkları zaman onlara silah ve lojistik destek verenler de bunlardır. Bu uygar (!) Batı! Azatlık meydanında yatan şehitler ise silahsızdı. Sadece protesto eylemi yapıyorlardı ve Azerilerin anlattıklarına göre tankları elleriyle durdurmaya çalışıyorlardı. Bu sefer yazacağım, böyle şeyleri yazmaktan kaçınırım, mesela İsrail yetiştirmesi Güney Amerikalı faşistlerin halka uyguladıkları işkenceleri yazılarımda yazmaktan hep kaçınmışımdır ama bu sefer yazacağım, ihtiyar Azeri ağlıyarak diyor ki:
“Kafa derilerini yüzdüler. Hamile bir kadının karnını oyup yerine kocasının kesik başını koydular.” Diri diri göz çıkarmak, organ kesmek ayrı, karlarda kaçmaya çalışan Karabağlı çocukların organlarının donması ayrı!
*
Bizim sınır kapısı durup dururken kapanmamıştı. Şartlarımız vardı. İşgalciler Karabağ topraklarından çekilmeliydiler ama çekilmediler. Çünkü uygar (!) Batı istemez. Yoksa 2 milyon nüfuslu Ermenistan bunu nasıl göze alırdı! Gene ihtiyar bir Azeri ağlıyarak anlatıyor ve şu tahlili yapıyor: “Karabağ’da Ermeni mi vardı ki? Çok azdılar. Karabağ’da nüfus Azeriydi. Onlara yardım edenler Rusya, Fransa, aklınıza ne gelirse Batılı ülkelerdi.” Bütün Azeri yazarlar aynı şeyi söylüyorlar. Bir Azeri kadın, o içler acısı vagonlarda oturan ve dışarda yemek yapıp çamaşır yıkayan genç bir kadın:
“Bize torpaklarımızı versinler” diyor.
Dert sadece diz boyu yoksulluk değil, ayrıca zelil olmak, sığıntı olmak, gelecekten bir şey bekliyememek... Bizim uluslararası yardım kurumlarının bu vagon evlerin bir çaresine bakması lazım. Bunu birkaç yıl önce de yazmıştım. Bunu başarabilecek çapta olduklarından eminim.
Azeriler şimdi dünyanın her tarafında toplanıp yürüyorlar. Konuşuyorlar, anlatıyorlar. Etnisite meraklıları gibi, onların okullarında yaptıkları Türk düşmanlığı gibi değil, haklarını aramak için artık seslerini çıkarıyorlar.
*
İlk Ermeni Cumhurbaşkanı Petrosyan akıllı bir adamdı. Ermenilerin Türklerle kavgalı olmaktan hiçbir çıkarları olamıyacağını görmüştü. Ermeni kimliğini Türk düşmanlığı üzerinden kurmanın boş bir gayret olduğunu düşünüyordu. Bugünküler gibi “önkoşulsuz görüşme” talep etmeyecek kadar da sağduyuluydu. Koçaryan ise, Karabağ işgaline bizzat katılmıştır ve Petrosyan yönetiminin, Taşnak ve Rus işbirliğiyle devrilmesinden sonra, yönetime gelir gelmez “Türklere haddinin bildirilmesinden” bahsetmiştir. Böyle konuşan ne çok insan var! Şimdilerde de ne çok arttı!
Oysa Ter Petrosyan “Ermenilerce yönetilen” bağımsız bir Ermenistan fikrinden yanaydı. Koçaryan ise, bir Azeri vatandaşıydı ve seçimlere bu yüzden hile ile katılmak zorunda kalmıştı. Petrosyan’ın Diasporadan uzak duruşuna karşılık o, Diaspora’dan besleniyordu.
Buna rağmen Türkiye Koçaryan’la da iyi münasebetler geliştirmeye çalıştı, katliamı kendisi yapmış gibi. Hava kapısını açtı, onbinlerce Ermeninin de facto çalışmasına izin verdi. Buna karşılık, Ermenistan’ın, bu işten, Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının Ermenistanı by pass ederek geçmesi gibi bir kaybı da olmuştur. Ama Anayasalarına koymuşlar bir kere (bağımsızlık bildirgesi) Türkiye’nin doğu illerini Batı Ermenistan sayıyorlar. Hrant Dink işte bu ham hayallerin yanıltıcılığını anlatmaya çalışıyordu onlara.
*TBMM Hocalı katliamını resmen ilan etmelidir. Talep çok haklıdır, haklıdan başka son derece gereklidir.
|
|
| | | Avrupa’nın adaleti Srebrenica’da defnedildi
Bosna Dayanışma Grubu, Lahey Adalet Divanı’nın Bosna ile ilgili aldığı kararı sert bir şekilde kınadı. Lahey Adalet Divanı’nın Bosna’da yapılan soykırımı Sırpların yaptığını kabul etmese de tüm dünyanın gözü önünde Sırplar’ın oluk oluk kan akıttığını, dolayısıyla da insanlığın bu soykırımı kayıtlara geçtiğini belirterek, “Avrupa Saraybosna’da ölmüştü. Srebrenica’da defnedildi” dedi.
ALİ CURA/ ANKARA Bosna Dayanışma Grubu Başkanı Bahadır İslam, Uluslar arası Adalet Divanı’nın Bosna’da gerçekleştirilen soykırım konusunda Sırpları aklamasına sert tepki gösterdi. Soykırım Suçunun önlenmesine ve cezalandırılmasına dair 1948 yılında imzalanan sözleşmede yer alan tarifine göre Lahey Adalet Divanı’nın verdiği kararı ‘hukuksuz’ olarak nitelendiren İslam, bu soykırımı Sırpların gerçekleştirdiğini tüm dünyanın televizyonları başında seyrettiğini ifade etti. Lahey Adalet Divanı’nın bir yandan soykırımı kabul ederken, diğer yandan bu soykırımı sadece Srebrenica ile sınırlandırması ve faillerinin Sırplar olmadığına karar vermesinin anlaşılır bir mantık olmadığını da vurgulayan İslam, “Bunun altında aslında uluslar arası topluluk ile Birleşmiş Milletler’in ‘soykırım tekelciliği’ yatıyor” diye konuştu. Uluslar arası toplum ve Birleşmiş Milletler’in soykırım olarak sadece Yahudilere yönelik yapılan holokost’u soykırım olarak tanıdığını, bunun dışında dünyanın pek çok yerinde gerçekleştirilen soykırımları görmezden geldiklerini ifade eden İslam sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir de tutturmuşlar bu topraklar üzerinde 90 yıl önce Ermeniler’i Türkler’in katlettiği iddiasını soykırım olarak kabul ediyorlar. Ama Sırplar’ın Avrupa’nın ortasında neler yaptığını görmezden geliyorlar” şeklinde konuştu.
|
|
|
|